bebek ne zaman doğum kanalına girer
Genellikledoğum zor olmaktadır. Doğum durabilir. Sezaryen veya vakum takılma ihtimali yüksektir. Alın gelişi; Bebek tepe kısmıyla değil alın kısmıyla doğum kanalına girer .Nadirdir. Doğum ilerledikçe baş normale dönebilir. Eğer dönmez ise doğum büyük ihtimalle ilerlemeyecektir ve sezaryen yapılması gerekir.
9 Mayıs 2021 Aile kategorisinde Aylin 35 (317 puan) tarafından soruldu. merhaba arkadaslar doktoruma sordum ama olmaz diyor baska doktor mu degıssem acaba dogumunu sezaryan la 39 yada 40 ta yapan warmı acaba yanı neden 38 sancı gelır falan diyemi acaba. sohbet ️. muhabet . bebek. hamilelik.
Budurumda doğum sırasında ilk olarak kafa doğum kanalına girer. İlk doğan, ardından vücudun diğer tüm kısımları olan odur. Sefalik sunumda, doğum travması ve hasarı geliştirme riski genellikle minimumdur. Pelvik sunum daha az elverişli kabul edilir. Bu durumda doğum kanalına daha yakın olan fetüsün başı değil pelvisidir.
Gelişim sürecini normal devam ettiren bir bebek hamileliğin son ayında averaj 3 kilo ve 50 cm boyundadır. Artık doğum kanalına yerleşmiştir bu neden ile de hareket alanı azaldığından hareketleri de azalır. Anne olacak kadının bu durumdan ötürü tedirgin olmasına gerek yoktur.
Yeni Doğan Bebek Neden Kusar? Yenidünyaya gelen bebeklerin bu kusmasına fizyolojik reflü adı verilir. Belirli bir zaman geçtikten sonra ise, bebeklerin mide ve bağırsak hareketleri düzene girer. Bu ise 6 aylık bir süreyi kapsamaktadır. 6 ay sonrasında, bebeklerde kusma durumları en az seviyeye inmektedir.
my heart will go on piano chords. Açılma Olduktan Ne Kadar Sonra Doğum Olur? Kritik Nokta Neresidir?İstenen Açıklık Yoksa Ne Olur?Rahim Ağzı Açıklığı Nedir?Rahim Ağzı Açıklığı Süreci Nasıl İlerler?Nişan Geldikten Ne Kadar Sonra Doğum Olur?Doğum Ne Zaman Olur?1cm’lik Açılma Doğuma İşaret Eder mi?Anne adaylarının merak ettiği açılma olduktan ne kadar sonra doğum olur? Rahim ağzı kaç cm açılırsa doğum başlar gibi sorularınıza ayrıntılı cevaplar vermeye çalışacağız. Bütün gebelik süreçleri birbirinden bağımsız ve farklı devam eder. Bebeği normal doğum ile dünyaya getirmek için ise bazı şartların yerine gelmesi gerekir. Bunlardan biri ise rahim ağzı açıklığıdır. Rahim ağızının açılması ile bebek doğum kanalına girer ve vajinal yol ile dünyaya gelir. Yazımızın devamında kaç cm açıklık doğum habercisidir? Açılma başladıktan ne kadar sonra doğum olur? Gibi bütün sorularınıza yanıtlar uzman makalemizde. Ancak öncelikle rahim ağzı açıklığı tam olarak neyi ifade ediyor buna bakalım. Açılma Olduktan Ne Kadar Sonra Doğum Olur? Kritik Nokta Neresidir? Yukarıda da bahsettiğimiz gibi açılmanın ilk 4cm biraz zaman alabilir. Bu nedenle bu süreci hekim evde geçirilmesini isteyebilir. Anne adayı da evde kasılmalarını sürekli olarak takip ederek, hangi sıklıkta ve şiddette olduğuna bakarak kendisini takip edebilir. Tam olarak bu noktada doğumun gerginliği ve stresinin yanında açılma olduktan ne kadar sonra doğum olur? Sorusu sürekli akılları kurcalar. 4cm açıklığa ulaştıktan sonra anne adayını biraz zorlayıcı olabilir. 10cm açıklığa ulaşıldığında ise ağrının yanında ıkınma hisside oluşacaktır. İlk olarak bebeğin başı gelir, ardından omuzları, gövdesi ve bacakları gelir. Tamamen bebek doğduktan sonra ağrı son bulur. Plasenta ayrılma sırasında ise yine azda olsa bir ağrı hissedilebilir. Göz atabilirsiniz Bebek Doğum Kanalına Ne Zaman Girer? Nasıl Anlaşılır? İstenen Açıklık Yoksa Ne Olur? Her zaman olmasa da bazı durumlarda rahim ağızının açılma eylemi durabilmektedir. Bu şekilde olan vakalarda hekim dışarıdan müdahale ederek açıklığın devam etmesini sağlamaya çalışır. Hekim tarafından yapılacak müdahaleler ise; zarların sıyrılması, suni sancı verilmesi ve sezaryen doğum kararı alınmasıdır. Eğer rahim ağzı 4cm açıklığa ulaşmış ve daha fazla açılmıyor ise hekim bahsedilen müdahaleleri yapabilir. Rahim Ağzı Açıklığı Nedir? Gebeliğin son haftalarında, doğum yaklaştığında rahim ağzında yani servikste yumuşamalar başalar. Tıbbi adı servikal silinmedir. Gebeliğin son haftasında rahim ağzında yumuşamalar ve incelmeler başlayarak doğumuma hazırlık süreci son hızla devam eder. Ardından bebeğin doğum kanalına girebilmesi için rahim ağzı genişler. İlk etapta tamamen kapalı olan rahim ağzı doğum başladığında 10cm’ye kadar açılarak bebeğin geçişine izin verir. Rahim ağzı 10 cm genişliğe geldiğinde tam olarak doğum başlamış demektir. Zaten 10cm açıklıkta anne adayı artık çoktan doğumhanede olur. Rahim Ağzı Açıklığı Süreci Nasıl İlerler? Aslına bakarsanız norma doğum süreci tam olarak rahim ağzı açıklığına bağlı olarak gelişen bir doğum tipidir. Çünkü rahim ağzı açılacak ki bebek doğum kanalına girebilsin ve dünyaya gelebilsin. Açılmanın tam olarak ne zaman olacağını kestirmek çok mümkün değildir. Her gebelikte bu farklı zamanlarda olabilir. Sıklıkla daha önce hiç gebe kalmamış kadınlarda açılma süreci 12 ile 14 saat aralığında olabilmekteyken, daha önce doğum yapmış kadınlarda ise 4 ile 6 saat aralığında olmaktadır. Bunun nedeni ise daha önce doğum yapmış kadınların rahim kasları zaten daha önce bu eylemi gerçekleştirdiği için hazırlıklı olması ve esneklik kazanmış olmasıdır. Özellikle açılma cm’ye ulaşana kadar yavaş ilerler. İlk defa doğum yapanlarda cm açılmadan sonra her saat 1 cm olarak açılma artış gösterir. Eğer ilk doğum değilse açılma saatte 1,5 ile 2cm aralığında artış göstermektedir. Doktor 4cm açıklığı tespit ettikten sonra sürekli olarak açılmanın boyutunu takip edecektir. Böylece bebeğin ne zaman dünyaya gelebileceği hakkında hekimin fikri olur. İlginizi çekebilir Doğumun Gecikmesi, Doğum Ne Zaman Gerçekleşir? Nişan Geldikten Ne Kadar Sonra Doğum Olur? Gebelikte nişan gelmesi rahim ağzının açılması ile doğuma hazırlık aşamasında gerçekleşir. Ancak doğumun tam anlamı ile başlaması nişan geldikten birkaç saat sonra bazen birkaç gün sonra veya nişandan sonra birkaç hafta sonra gerçekleşebilmekte. Kısacası nişan gedikten ne kadar sonra doğum başlar sorusunun cevabı, aslında her gebelikte değişmektedir. Kısaca nişan nedir den bahsederken nişan; gebelik boyunca rahim içindeki bebeği dışarıdan gelebilecek her türlü tehlikelere karşı korumak için rahim ağzını kapatan mukus yapısıdır. Rahim ağzını sıkıca kapatarak bebeği korumaya alır. Doğum yaklaştığında ise rahim ağzı açılarak bu mukus yapısı düşer ve nişan gelmesi meydana gelir. Bu şekilde bebek rahimden doğum kanalına girebilmekte. Mukus yapısı pembemsi, saydam veya hafif derecede kanlı olabilir. Yapısal olarak sert veya yapışkan olabilmekte. Bazen gebelikte akıntıların fazlalığından dolayı rahimi kapatan mukus yapısının düştüğünün farkına bile varılmadığı görülebilmekte. Doğum Ne Zaman Olur? Tahmini doğum zamanı görülen son adet tarihine göre belirlenmektedir. Örnek vermek gerekirse son adet tarihine 7 gün eklenir ve aydan 3 çıkarılarak doğum tarihi hesaplaması yapılır. Örneğin son adetini 5 ocak 2021 de gören bir anne adayının tahmini doğum tarihi 12 ekim 2021’dir. Buna tarih aralıkları tam olarak 40 haftayı içine alır ve bu tarihe kadar doğum olmamışsa günü dolmuş olarak kabul edilir. Genellikle doğumlar 37 ile 40. Haftalar arasında gerçekleşmektedir. Bu doğumlara zamanında olan doğumlar adı verilir. Ancak hiçbir zaman doğumun net olarak ne zaman olacağını bilemek mümkün değildir. 37. Gebelik haftasından daha önce olan doğumlara ise erken doğum adı verilir. Verilere bakıldığında toplam doğumların %10’luk kısmı erken doğumdur. Belirtileri ise normal doğum ile aynıdır. Özellikle 37. Gebelik haftasından sonra olan doğumların %90’lık bölümü 38 ile 39. Gebelik haftalarında gerçekleşmektedirler. Bazı durumlarda ise 40 hafta dolmasına rağmen hala doğum olmamıştır. Herhangi bir doğum sancısı olmaz. Bu tip durumlarda hekimler 42. Gebelik haftasına kadar beklemeyi ve yakın takip yapmayı tercih edebilir. Bazen ise beklemeden suni sancı verilerek doğum başlatılır. Gün aşımı veya günün geçmesi olarak tanımlanan bu durumun ne zaman sonlanmasını gerektiğine hekim karar verir. Beklenmesinin veya beklenmemesinin kendine göre avantajları ve dezavantajları vardır. Örneğin suni sancı verilerek doğum başlatılırsa, doğumun evrelerinde sezaryen doğuma geçme ihtimali artacaktır. 42. Haftaya kadar beklenmesi halinde ise bebek ölümleri, bebeğin sıkıntıya girmesi ve bebeğin oksijensiz kalması gibi istenmeyen durumların yaşanma riski vardır. Bu nedenle kesinlikle gün aşımı varsa anne adayı ve hekim detaylı olarak konuşmalı. Anne adayının ne istediği ve bebeğin sağlık durumu detaylı olarak ele alınmalıdır. Ayrıca çatı muayenesi yapılarak bir doğum planı ortaya konulmalıdır. 1cm’lik Açılma Doğuma İşaret Eder mi? Anne adaylarımız 1cm açıklık doğum habercisi olabilir mi? Diye sormaktadırlar. Rahim ağzı doğum başlamadan önce tamamen kapalıdır. Doğum yaklaştığında ise doğum için vücut hazırlık yapmaya başlar. Bu dönemde rahim ağzı açılmaya başlayacaktır. Ancak 1cm’lik bir açılma net olarak doğumun başladığını göstermez.
Normal doğum miadına ulaşmış bir bebeğin 37 haftadan büyük herhangi bir operatif müdahale olmaksızın vajinal yolla doğmasını anlıyoruz. Eğer vakum ya da forseps doğuma yardımcı olmak amacıyla kullanılmışsa buna müdahaleli doğum denir. Suni sancı verilmesi ve bebeği vajenden çıkışını kolaylaştırmak için epizyotomi dediğimiz kontrollü kesinin yapılması da müdahaleli doğum olarak değerlendirilir. Doğum eylemi ya da doğum doktorları arasında sıkça kullanıldığı adıyla “travay” servikste rahim ağzı veya rahim boynu açılma ile birlikte olan ve anne tarafından doğum sancısı olarak algılanan düzenli rahim kasılmalarının başlamasıdır. Gebeliğin özellikle son trimesterinde düzensiz, Braxton-Hicks yalancı doğum ağrıları adı verilen kasılmalar olabilir, ancak bunun doğum eylemi olarak adlandırılabilmesi için düzenli aralıklarla gelmesi, şiddetinin giderek artması, sancı aralarının kasılması ve beraberinde servikste rahim boynu açılmanın ve incelmenin başlaması gerekir. Doğumun aktif fazını 3 evrede inceleyebilir 1. evre, doğum eyleminin başlamasından serviksin tam açıklığa 10 cm ulaşmasına kadar olan dönemdir. 2. evre, serviksin tam açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süredir. 3. evre ise, bebeğin doğumundan plasenta ve zarların atılmasına kadar geçen süredir. Genelde doğumun yaklaştığının ilk belirtileri kasılmalar ve halk arasında "nişan gelmesi" olarak anılan durumdur. Rahim ağzı tüm gebelik boyunca sümüksü bir tıkaçla kapalıdır. Bu tıkaç bebeği dış etkenlere karşı korur. Doğum eyleminin başlamasından hemen önce rahim ağzında hafif bir açılma olur ve bu tıkaç kanlı bir akıntı şeklinde vücut dışına atılır. Su kesilmesinin açılması genellikle aktif doğum eylemi başladıktan sonra olur. Ancak, bazen sancılar yani aktif eylem başlamadan da başlayabilir. Bu durumda eğer 6-12 saatte kendiliğinden başlamazsa suni sancıyla başlatmak gerekebilir. Çünkü zarlar enfeksiyondan koruyan bir bariyer görevi de yaparlar. Eğer, kese açıldıktan sonra belli sürede doğum olmazsa vajendeki mikropların enfeksiyon oluşturması riski de vardır. Zaman zaman da doğum doktorları eylemin bir safhasında rahim ağzı açıklığı 4-5 cm’den fazla ise su kesesini artifisyel olarak açarlar. Bu yaklaşım, doğumun hızlanmasına yardımcı olur. Doğumun gerçekleşmesinde rol oynayan 3 temel faktör vardır güçler rahim kasılmaları ve doğumun 2. evresinde ıkınma kanalı kalça kemiklerinin durumu ve yumuşak dokular Bu üç faktör doğumun normal olup olamayacağını belirler. Bunlardan herhangi birindeki anormallik doğumu güçleştirir ve hatta bezen imkansızlaştırır. Pelvis ya da kalça kemiklerinin yapısı kişiden kişiye değişebilir. En ideali jinekoid pelvis denen ovoid bir yapıda olmasıdır. Ancak, bu normal yapının varyasyonlarında pelviste darlık söz konusu olabilir. Normal bir pelviste doğum kanalını incelediğimizde girişte kanalın transvers enine çapının daha geniş olduğunu görürüz. Bebeğin başının da ön-arka çapı daha uzundur. Dolayısıyla doğum kanalına başın girebilmesi için bebek başının ön-arka çapının annenin doğum kanalı girişinde enine çapa uyması gerekir. Yani, bebeğin başı annenin sağ veya sol yanına bakacak şekilde yatay ya da hafif oblik verev olarak pelvise girer. Doğum kanalının çıkışında ise pelvisin ön-arka çapları daha uzundur. Bunun sonucunda doğumun olabilmesi için bebek doğum kanalında ilerlerken bir yandan da burgu hareketi ile başın en uzun olan ön-arka çapını pelvis çıkımının ön-arka çapına uydurması gerekir. Normalde, çıkıma geldiğinde başın arkası annenin ön tarafında olmalıdır. Bu durumda çıkıma gelen bebek rahmin kasılmaları ve annenin ıkınması ile başını geriye doğru atarak çıkımdan kurtulur. Baş çıktıktan sonra en geniş kısım olan omuzların çıkması için omuzlar da ön-arka çapa döner ve omuzlar doktorun da yapacağı manevralarla doğurtulur. Vücudun geri kalan kısmı çoğunlukla sorunsuz doğar. Görüldüğü gibi, bebek doğum kanalından bir tünelden geçer gibi rahatlıkla geçememekte buna karşın kendini kanala uydurabilmek için birtakım manevralar yapmak zorundadır. Bu manevraları yapabilmesi için itici gücün yukarıdan bebeği aşağıya doğru zorlaması, bebeğin de bu itici güç karşısında doğru yolu ve pozisyonları kendiliğinden ister istemez bulur ve gereken manevraları yapar. İtici güç eylemin 1. evresinde sadece rahim kasılmaları iken, 2. evresinde annenin ıkınması da bu güce katkı da bulunur. Ikınma hareketi rahim ağzı tam açılmadan hiç bir zaman yapılmamalıdır. Bebek çıktıktan sonra sıra plasenta ve eklerinin çıkmasına gelmiştir ki bu evre eylemin 3. evresi veya “halas” olarak adlandırılır. Genellikle, kısa bir süre plasentanın kendiliğinden çıkması beklenir ve sonrasında gerekirse yardımcı manevralarla plasenta ve beraberinde zarların çıkması sağlanır. Bazen, plasenta kendiliğinden çıkmayabilir. Bu durumda, doktor elini uterusa sokup elle çıkartmak zorunda kalabilir. Nadiren, plasenta rahim duvarlarına iyice yapışık olabilir ki bu durumda plasenta tamamen çıkartılamayabilir. Plasenta yapışma anomalisi olarak adlandırılan bu durum riskli bir durumdur ve kanama kontrol edilemediği taktirde annenin rahminin alınmasına kadar gidebilir. Müdahaleli Doğum Vajinal doğum sırasında vakum ya da forseps kaşık doğuma yardımcı olmak amacıyla kullanılmışsa buna müdahaleli doğum denir. Suni sancı verilmesi ve bebeği vajenden çıkışını kolaylaştırmak için epizyotomi dikişli doğum dediğimiz kontrollü kesinin yapılması da müdahaleli doğum olarak değerlendirilir. Suni sancı nedir, ne zaman verilir? Bebek normal boyutlarda doğum kanalı ya da kalça kemikleri müsait olsa da annenin rahim kasılmaları yetersiz ise o zaman doğum süresinin uzamasına bağlı riskler ortaya çıkabilir. Bu durumda, annenin rahim kasılmalarını güçlendirmek amacıyla halk arasında “suni sancı” denilen oksitosin hormonu serumla verilir. Bazen de doğum eylemi beklenen doğum zamanı geçmesine rağmen başlamayabilir ya da gebeliğe ait risklerden dolayı doğum sancılarının kendiliğinden başlaması beklenmeden doğumun gerçekleşmesi gerekebilir. Bu durumda da oksitosin verilir. Yani, oksitosin ya da suni sancı; eylemi başlatmak ve yetersiz eyleme yardımcı olmak şeklinde 2 temel amaçla kullanılır. Oksitosin dışında su kesesinin doktor tarafından açılması da amniyotomi doğumun başlatılması ve eyleme yardım amacıyla kullanılır. Oksitosin, insan vücudunda yapılan bir hormondur ve birçok etkisi dışında en önemli fonksiyonu doğum sırasında rahimde kasılmaları sağlamaktır. Yanlış bir kanaat olarak suni sancının normal yolla başlayan sancılardan daha farklı olduğu düşünülür. Ancak, esasında mekanizma yetersiz olan doğal bir maddenin sentetik eşdeğerinin dışarıdan verilmesidir. Suni sancı esasen doğal bir hormonun kullanılmasıdır ancak kullanımı sırasında belirli riskler vardır. En önemli risk, kontrolsüz veya aşırı oksitosin verilmesine bağlı rahmin aşırı kasılması ve arada olması gereken gevşeme periyotlarının olmamasıdır. Bu durum, fetusa plasentadan kan akışını engelleyeceğinden risklidir. Bu nedenle, suni sancı verilirken doktor ve hemşirelerin yakın kontrolünde uygulanması gerekir. Ayrıca, oksitosin verilmesi planlanan hastada baş-pelvis uygunsuzluğu ya da anormal geliş şekli gibi normal doğuma engel bir durumun olmaması gereklidir.
Bebek kanala indikten ne kadar sonra doğum olurBebeğinizin doğum kanalına ne zaman ineceği sorusunun beraberinde kanala girdikten ne kadar süre sonra dünyaya geleceği sorusu geliyor. Uzmanlar, kesin bir süre belirtmenin uygun olmamasıyla beraber, kanala girdikten 2 ila 4 hafta sonrasında doğumun başlama olasılığının yüksek olduğunu doğum kanalina girince ne olur?Doğum kanalına giren bebek karnın üst kısmında boşluk hissine yol açıyor. Bebeğin aşağı doğru inmesiyle akciğerlerdeki basınç azalıyor ve daha kolay nefes alınıp veriliyor. Vajinal akıntı miktarında artış oluyor. Mesane üzerindeki baskının artışıyla sık idrara çıkma ihtiyacı kanalına giren bebek hareket eder mı?Bu kanalın çaplarına kendi kafa çaplarını uydurmak için bazı hareketler yapması gerekir. Ayrıca doğum kanalında ilerlerken karşılaştığı dirençler ile başa çıkmak amacıyla pozisyon değişiklikleri yapar. Bu hareketler doğumun kardinal hareketleri ya da esas hareketleri olarak baş aşağı döndükten sonra ne zaman doğar?Çoğu bebek için bu 32. ve 36. haftalar başının aşağıda olması nasıl Anlaşilir?Kasık tüylerinizin hemen üzerine hafifçe bastırın. Eğer sert, yuvarlak bir top hissediyorsanız, bu bebeğin başıdır. Avucunuzun altında bebeğin başının doluluğunu hissederek nazik bir şekilde içeri dışarı doğum kanalına girdikten sonra sezeryan olur mu?Makat ile gelen fetusların dikkatli bir inceleme sonrasında vajinal doğumuna izin verilebilir. Ancak önde gelen kısım yani doğum kanalına ilk giren kısım ayak ise doğum mutlaka sezaryen ile aşağı düşmeden doğum olur mu?Bebeğin aşağı inmesinden kasıt rahim ağzının açılarak doğum kanalında ilerlemesi değildir, bebek doğum kanalına girmez sadece leğen kemiği içine oturur baş, rahim ağzı hala kapalıdır. Halk arasında “bebek aşağı “indi” yakın bebek hareketleri artar mi?Normal şartlar altında doğuma yakın bebek hareketleri azalır; ancak gün içinde en az 10 kez hissedilmesi gerekir. Tatlı bir şeyler yediğiniz ve sol yanınıza uzandığınızda bebeğinizin hareketlerini hissedebilirsiniz. Yine de çok fazla ya da çok az hareketlerde zaman kaybetmeden doktorunuza bilgi vermeniz önemlidir.
Bebek Doğum Kanalına Ne Zaman Girer?Anne Karnında Bebek Pozisyonları ve TanımlarıBebek Ne Zaman Doğum Kanalına Girer?Bebeğin Doğum Kanalına Girmesi Nasıl Olur?Bebeğin Doğum Kanalına Girdiği Nasıl Anlaşılır?Bebeğin Doğum Kanalına İnmesi için Neler Yapılabilir? Hamile olduğunuzu öğrendiniz ve iniş çıkışlarla dolu, heyecan ve endişe içerisindeki hayatınızın mucizevi 9 aylık süreci başladı. Vücudunuzun gebeliğe alışma çabaları, bebek odası hazırlıkları, anne-bebek hakkında bilgiler derken gözünüze uzun bir süre gibi görünen hamilelik döneminizin sonuna geldiniz ve doğum zamanı geldi çattı. Gebeliğin son ayı içerisine girdiğiniz zaman, her an doğumun gerçekleşebileceği ihtimali ile tetikte olursunuz. Son aya gelindiğinde, doktorunuz sizi daha sık muayeneye çağırmaya başlar ve 2-3 günlük aralıklarla bebeğinizin durumunu ve pozisyonunu inceler. Bebeğinizin anne karnında hafta hafta hangi durumda olduğu görmek istiyorsanız Kadından kadına farklılık göstermekle birlikte, doğumun başladığına yönelik bazı belirtiler vardır ve bebeğin doğum kanalına girmesi, bu belirtilerden biridir. Bebeğinizin doğum kanalına inmesi ile birlikte doğum başlar ve ilerler. Peki bu durum ne zaman oluşur ve nasıl anlaşılır? Bebeğin doğum kanalına indiğini kendiniz fark edebilir misiniz? Anne Karnında Bebek Pozisyonları ve Tanımları Anne adaylarının en çok merak ettikleri ve endişelendikleri konuların başında, doğum anı gelir. Bebeğinizin doğumunun ne zaman başlayacağı ve başlarken neler yaşanacağı, nasıl olacağı hakkında aklınızda çeşitli senaryolar döner durur. Doğum tarihi yaklaştıkça doktorunuz, bebeğinizin karnınızdaki pozisyonu ve alabileceği olası duruşlar ile ilgili size bilgi verecektir. Doğumun başlayabilmesi için bazı durumların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bebeğinizin dönmesi ve doğum için uygun pozisyona geçmesi, doğumun normal koşullarda gerçekleşebilmesi için gereklidir. Bebeğin rahimdeki duruş şekilleri şu şekilde sıralanabilir; Anterior Pozisyon Bu pozisyonda bebeğiniz baş aşağı konumdadır ve bebeğin başı sizin sırtınıza dönük şekildedir. Yani bebeğinizin yüzü sırtınıza bakarken, başının arkası karnınıza bakmaktadır. Bu pozisyon doğumun normal şekilde yapılabilmesi için en ideal pozisyondur. Daha hızlı ve kolay bir doğum yaşanma olasılığının en yüksek olduğu bebek duruş şeklidir. Oksiput Posterior Pozisyon Bu pozisyonda bebeğiniz, baş aşağı konumdadır; ancak bebeğin yüzü karnınıza doğru bakarken sırtı omurganıza dayanmış durumda olur. Bu nedenle, bu pozisyona sırt sırta duruş’ da denilmektedir. Bu pozisyonlarda doğum daha yavaş ve zorlu meydana gelmektedir. Fakat doğum esnasında bebeğinizin anterior pozisyona geçme ihtimâli de vardır. Makat Pozisyon Bu pozisyonda bebeğiniz makat aşağıda olacak şekilde durmaktadır. Yani ters gelmektedir, baş yukarıda ayaklar aşağıdadır. Bu durumda genellikle sezaryen doğum tercih edilmektedir. Aksi halde bebeğinizde yaralanma veya sakatlanma durumları oluşabilmektedir. Doğum yaklaştığında bebeğinizin bulunabileceği pozisyonlar bu şekildedir. Doğum tarihi yaklaşırken yapılan muayenelerinizde doktorunuz, bebeğinizin hangi pozisyonda bulunduğu bilgisini size verecektir. Bu bilgiyi edinen anne adaylarının aklına “doğuma kaç gün kala bebek döner?” sorusu gelmektedir. Bebeğiniz, hangi şekilde duruyor olursa olsun, doğum kanalına inene kadar her an bir diğer pozisyona geçiş yapabilir. Örneğin, posterior duruştaki bir bebek doğum başlamadan önce anterior duruşa dönebilir. Yavrunuzun, son ana kadar pozisyonunu değiştirme ihtimali olacaktır. Bebek Ne Zaman Doğum Kanalına Girer? Büyük gün yaklaştıkça şu 2 önemli sorunun cevabı merakınızı uyandırmaya başlayacaktır; “Bebeğim ne zaman doğum kanalına girecek?” ve “doğum kanalına giren bebek ne zaman doğar?”. Bu soruların anne adayları tarafından sıkça sorulmasının nedeni, doğumun başladığının ilk belirtisinin, bebeğin doğum kanalına girişi olmasıdır. Genellikle gebeliğin itibaren doğum kanalına iniş başlamaktadır. Ancak bazı gebeliklerde bu durum, kadar uzayabilmektedir. Özellikle ilk hamileliği olan kadınlarda bebeğin doğum kanalına inmesi daha erken görülürken, ilk gebeliği olmayan kadınlarda doğum zamanı gelene kadar bebeğin kanala girmediği görülür. Bunun sebebi ise, ilk gebelikte kasların gevşemesi ve doğuma hazır hale gelip doğumun kolay ilerlemesi için vücudun kendini hazırlamasıdır. Fakat ilk gebelik dışındaki diğer gebeliklerde, kaslar önceki gebelikte gevşemiş olduğu için bebek kanala hemen girmez. Bebeğinizin doğum kanalına ne zaman ineceği sorusunun beraberinde kanala girdikten ne kadar süre sonra dünyaya geleceği sorusu geliyor. Doğumun yaklaştığının 8 belirtisi Uzmanlar, kesin bir süre belirtmenin uygun olmamasıyla beraber, kanala girdikten 2 ila 4 hafta sonrasında doğumun başlama olasılığının yüksek olduğunu belirtmektedir. Çünkü doğum süreci anneden anneye değişkenlik gösterecektir ve ilk gebelik dışındaki gebeliklerin, kanala giriş ile doğumun gerçekleşmesi arasındaki geçen süresi daha kısa olacaktır. 32. Haftada bebeğin aşağıya inmesi normal mi? konulu videomuzu izleyebilirsiniz. Bebeğin Doğum Kanalına Girmesi Nasıl Olur? Doğumun başlayabilmesi için öncelikle bebeğin rahimden çıkarak doğum kanalına doğru inmesi gerekmektedir. Bebek doğum kanalına girmeden doğum başlamaz. Bebeğin başının doğum kanalına girmesine angajman’ adı verilmektedir. Bağlanma’ da denilen bu durum, doğumun başlangıç işareti olarak kabul edilmektedir. Angajmanda bebeğin baş kemikleri tam ortada birleşmiş durumdadır. Bu aşamadan sonra bebeğin doğum kanalında aşama aşama ilerlemesi, -3, -2, -1, 0, +1, +2, +3’ şeklinde tanımlanır ve vajinal bölgeye yaklaştıkça değerler artar. Dikkat! +2 durumuna ulaşmış bir bebeğin doğumuna çok az bir zaman kalmış demektir. Bebeğin Doğum Kanalına Girdiği Nasıl Anlaşılır? Gebeliğinizin yaklaşık bebeğiniz doğum kanalına inmeye başlayacaktır. Bazı anne adayları bu durumu fark edemeyebilir; ancak bazı adaylar ise belirtileri gözlemleyerek bebeğin aşağıya doğru indiğini anlayabilmektedir. Peki, bebeğin doğum kanalına girdiğini nasıl anlarız?’ Bebek kanala doğru indiğinde karnınızın üst kısmında bir boşluk hissi meydana gelmektedir. Aşağıya doğru inişin gerçekleşmesiyle, akciğerlerinizdeki basınç azalacak ve daha kolay nefes alıp vermeye başlanacaktır. Vajinal akıntı miktarında artış gözlemlenebilmektedir. Mide yanması şikayetinde azalma görülmektedir. Annenin göbek deliği ile rahim arasındaki ölçü kısalır, yani göbek deliği aşağıya doğru iner. Mesane üzerindeki baskıda artış görülmektedir. Sık idrara çıkma isteği meydana gelebilir. Yalancı doğum kasılmaları artış gösterebilir. Bebeğinizin karnınızdaki hareketleri yavaşlayarak azalma gösterebilir. Bebeğin Doğum Kanalına İnmesi için Neler Yapılabilir? Bazı gebeliklerde bebeğin doğum kanalına inmesinin gecikebildiği durumlar oluşmaktadır. Bu gibi durumlarda anne adayları, “bebeğin doğum kanalına girmesi için ne yapmalıyım?” sorusuna cevap arayışına girebilmektedir. Hamileliğin son aylarına gelindiğinde vücudu rahatlatacak ve kaslarınızı gevşetecek bazı hareketler yapmak, bebeğinizin aşağıya inişini de kolaylaştıracaktır. Özellikle dizleri iki tarafa geniş şekilde açarak oturmak veya karnınızın aşağıya doğru sarkmasını sağlayarak durmak, rahim ağzına baskıyı arttıracaktır. Bu konuyla ilgili doktorunuza, sizin için uygun olabilecek başka hareketleri de sorabilirsiniz. Günlük birkaç saatlik sizi yormayan yürüyüşler, bebeğin inişini daha kolay hale getirecektir. Her gün 1-2 saat yürüyüş yapmaya özen gösterebilirsiniz. Hamilelik döneminizde cinsel hayatınıza devam etmeye çalışarak doğum sürecini kolaylaştırabilmeniz mümkündür. Cinsel ilişki ile rahim ağzı genişlemeye uğrayarak bebeğin doğum kanalına girmesi daha rahat bir hâl almaktadır. Normal doğum hakkında bilmek istedikleriniz
Doğum Eyleminin Uyarılması Gebe bir kadın bebeğin doğumundan önce eyleme girer. Bazen eylemin başlangıcı ya da ilerleyişi yavaş olur. Bu olgularda ilaçlar veya diğer yöntemler eylemi indüklemek için kullanılır. Bu eylem indüksiyonu olarak devamı doğumdan daha fazla risk taşıyorsa eylem indüklenir. İndüksiyonda kullanılan bazı yöntemler yavaş ilerleyen eylemleri hızlandırmak için de kullanılır. EYLEM NEDİR? Çoğu bebek 37-42. haftalar arasında doğar. Çok az bebek bu sınırın dışında doğar. Eylemin 3 aşaması vardır Aktif eylem En uzun aşama Doğum Plasentanın doğması-en kısa dönem Rahim ağzı ve rahim, eylemde anahtar role sahiptir. Bebeğin başının doğum kanalında ilerleyebilmesi için rahim ağzının tamamen açılmış ve incelmiş olması gerekir. Aktif eylemde rahim ağzı incelmeye ve açılmaya başlar. Rahim kasılmaya başlar, kasılmalar sırasında kadın ağrı ya da sırtında, alt karın çevresinde basınç hisseder. Kasılmalar arasında rahim gevşer ve karın yumuşar. Kasılmalar rahim ağzını açargebeliğin başından beri kapalı olan ve bebeği doğum kanalına doğru iter. Bebek doğana kadar şiddeti artar,süresi uzar ve sıklaşır. Aktif eylem esnasında doğum kesesi açılabilir. Annenin suyu geldiği zaman kasılmalar daha şiddetli olmaya başlar. EYLEM İNDÜKSİYONU NEDİR? Eylemi başlatmak için çeşitli tıbbi tedaviler ya da diğer yöntemleri kullanır. Bu gebenin kendi kendine eyleme girmesini beklemeden yapılmak zorunda olabilir. Eylem indüksiyonu gebenin rahim ağzının açılması ve silinmesi için için bazen birden fazla metod kullanmak gerekebilir. Tahmini doğum tarihine birkaç hafta kala doktor doğumun yakınlaştığını gösteren değişiklikleri gözleyecektir. Eylem öncesi veye esnasında 4 temel faktör vardır Olgulaşma–Rahim ağzının yumuşaması İncelme-Rahim ağzının incelmesiyüzde ile belirlenir %0-%100 arasında Açılma-Rahim ağzının açılma miktarıcm cinsinden ölçülür 0-10 cm arsı Pozisyon-Bebeğin başının doğum kanalı içindeki yerine göre durumu-5 ile +5 arası NİÇİN YAPILMALIDIR? Eylem bebeğin ya da annenin sağlığı riske girdiğinde başlatılmalıdır. Bu bebeğin ve annenin durumuna göre yapılır. Aşağıda bazı eylem indüksiyonu yapılması gereken durumlar sıralanmıştır Gebeliğin 41 haftadan daha fazla sürmesi Gebeliğe bağlı tansiyon yüksekliği Gebenin kendine ya da bebeğe zarar veren sağlık problemlerinin varlığı Rahim iltihabı korioamnionit Gelişme geriliği Zarların erken yırtılması NASIL YAPILIR? Eylemin başlatılması için çeşitli yöntemler vardır. Zarların Sıyrılması Zarları ayırmak için doktor rahim ağzını eldivenli parmağı ile kontrol eder sonra parmağı ile zarları rahim duvarından sıyırmaya çalışır. Bu muayene esnasında hafif bir rahatsızlık ve sonrasında lekelenme tarzında kanam olabilir. Zarların sıyrılması dokudan bazı hormonların salınımına yol açarak rahim ağzının açılmasına ve kasılmaların başlamasına yol açar. Bu muayene doktorun ofisinde ya da hastanede yapılabilir. Amniyotik Zarların Açılması Doğum kesesinin açılması kasılmaların başlamasına neden olabilir. Doktor keseyi delerek suyu boşaltır. EYLEM İNDÜKSİYONUNUN YAPILMAMASI GEREKEN DURUMLAR Plasentanın rahim alt kısmına uzanması Bebeğin yan durması Göbek kordonu Sarkması Rahim ile ilgili ameliyat geçirmiş olmak OLGUNLAŞMA YA DA RAHİM AĞZININ AÇILMASI Rahim ağzı eğer eyleme hazır değilse ,bu bölgeyi yumuşatmak ve eyleme hazırlamak için bazı hazırlıklar yapılmalıdır. Belli bazı ilaçlar ya da aletler rahim ağzının açılması ve yumuşamasını sağlamak için kullanılır. Nadiren de olsa bazı komplikasyonlar vardır. Bebek kalp hızında değişiklikler Bebek ve annede artmış infeksiyon riski Göbek kordonu basısı Rahimin yırtılması Sonuç olarak; Bebeğin doğumunun gebeliğin devamından daha güvenli olduğu bazı durumlarda eğer gebe kendiliğinde eyleme girmiyorsa, bazı metodlarla eylem indüksyonu yapılır. Ama eğer böyle bir durum söz konusu değil ise doğal bir doğum süreci geçirilir.
bebek ne zaman doğum kanalına girer