allah ın büyüklüğü ile ilgili ayetler

Birkimsenin başına kötü şeylerin gelmesi için yapılan duaya beddua denilmektedir. Müslümanların olur olmaz sebeplerle birbirleri aleyhine beddua etmeleri İslâm ahlâkıyla bağdaşmaz. HADİS: Hz. Peygamber, genellikle İslâm'a düşmanlık gösterenlere beddua etmemiş, onların hidâyeti için dua etmiştir (Buhârî, Deavat, 59). Sonrabu mübarek sûre, bu harika kâinatta Allah'ın birliğini ve gücünü gösteren delillerden sözeder. Buna, içinde hayat bulunan kupkuru arz sahne­sinden başlayarak sırasıyle, gündüzün kendisinden sıyrılmasıyla kapka­ranlık bir hal alan gece sahnesinden, Allah'ın kudretiyle, sapmadan bir yö­rüngede dönen parlak güneş sahnesinden, yörüngelerinde derece derece şe 255 ayeti ile El Fetih Suresinin son ayeti yazılıdır. Mihrabın iki yanındaki çiniler üzerine, beyaz renkli hat ile Fatiha Suresi yazılmıştır. Mihrap bölümünde bulunan vitraylardan birinde, «Allahtan başka ilah yoktur» diğerinde ise, «Muhammed Allahın elçisidir» yazılıdır. Üst kısım­ lardaki vitraylarda Allah, Muhammed, Alâk suresi, 1. ayet) D) “Rabbinden sana vahyolunana uy. O’ndan başka tanrı yoktur” (En'âm suresi, 106.ayet) E) “Kulları içinden ancak bilenler, Allah’ın büyüklüğü karşısında heyecan duyarlar” (Fatır suresi, 28. ayet) 3. Din ve bilimin insan hayatındaki yeri ile ilgili aşağıda- KocaKarı Arasındaki Münasebetle Alakalı bir Ayet. "Erkekler, kadınlar üzerine hâkimdir (onların reisidir) ler. (Bu,) Allah’ın (insanlardan) bazılarını (erkekleri), bazısından (kadınlardan) üstün kılması ve (erkeklerin kendi) mallarından sarf etmeleri sebebiyledir. Sâliha my heart will go on piano chords. Meal Fihrist A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z Güzel Kurani kerimimizde geçen allah`ın birliği ile ilgili ayetler. Kuranda geçen allah`ın birliği ile ilgili ayetler tarafmizca seçilip otomatik listelenmekte. Kuranda allah`ın birliği ile alakali tahmini 16 ayet geçiyor 2163 - Her halde hepinizin ilâhı, bir tek ilâhtır. Ondan başka bir ilâh yoktur. O Rahmân ve Rahîm'dir. 2255 - Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir hayydır, bütün varlığın idaresini yürüten kayyumdir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür. 32 - Allah, kendisinden başka tanrı olmayan, hayy ve kayyûmdur. 36 - Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. Kendisinden başka tanrı olmayan, şan, şeref ve hikmet sahibi olan O'dur. 318 - Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki, başka tanrı yok, ancak O aziz, O hakîm vardır. 573 - "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa tek ilâhtan başka ilâh yoktur. Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse, elbette onlardan inkâr edenlere acı bir azap dokunacaktır. 6102 - İşte Rabbiniz Allah bu! O'ndan başka ilâh yoktur; O, her şeyin yaratanıdır. O'na kulluk edin, O her şeye vekildir. 1742 - Ey Muhammed! De ki "Eğer dedikleri gibi Allah ile birlikte ilâhlar olsaydı, o zaman bu ilâhlar Arş'ın sahibine bir yol ararlardı." 2391 - Allah evlat edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idare eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine galip gelirdi. Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir. 2870 - İşte O, Allah'tır. O'ndan başka tanrı yoktur. Önünde de, sonunda da hamd O'nundur, hüküm O'nundur. Ve ancak O'na döndürüleceksiniz. 374 - Ki sizin ilâhınız birdir. 4384 - Gökteki ilâh da yerdeki ilâh da O'dur. O hüküm ve hikmet sahibidir herşeyi bilir. 448 - Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. O hem yaşatır, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarınızın da Rabbidir. 5922 - O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyen bağışlayandır. 5923 - O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. 1121 - De ki; O Allah bir tektir. Yüce kitabımız Kuranı Kerim’de Allah’ın birliği ile ilgili ayetleri bu sayfada derledik. İşte Kuranı Kerim’de geçen Allah’ın birliği ile ilgili O, doğunun ve batının Rabbidir; O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O’nu vekîl tut!112/1. De ki “O Allah bidir. 2-4. “Allah, doğurmamış, doğmamış olan, hiç bir dengi bulunmayan, hiç bir şeye muhtaç olmayan ve herşey kendisine muhtaç olandır”.38/65. Ey Muhammedi De ki “Ben sadece bir uyraıcıyım. Gücü herşeye yeten tek Allah^tan başka tanrı yoktur”.35/3. Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini anın; size gökten ve yerden rızık veren Allah’tan başka bir yaratan mı var? O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl da ayartılıyorsunuz?20/98. Sizin Tanrınız, ancak, kendisinden başka tanrı olmayan Allah’tır. O bilgice herşeyi Ey Muhammedi De ki “Övgü Allah’adır. Seçtiği kullarına selam olsun”. Allah mı daha iyidir, yoksa O’na koştukları ortaklar mı? Yoksa gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indirip, onunla, bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği ferahlatıcı bahçeler meydana getiren mi? Allah’ın yanında bir tanrı mı?” Hayır; onlar haktan sapan bir topluluktur. 61. Yeri, oturmaya elverişli kılan, arasında ırmaklar meydana getiren, oraya sabit dağlar yerleştiren ve iki deniz arasına engel koyan kimdir? Allah’ın yanında bir tanrı mı? Hayır; çoğu bilmezler. 62. Darda kalana, kendisine yakardığı zaman karşılık veren, başındaki sıkıntıyı gideren ve sizi yeryüzünün sahipleri yapan kimdir? Allah’ın yanında bir tanrı mı? Pek az düşünüyorsunuz. 63. Karanın ve denizin karanlıklarında size yol bulduran ve rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen kimdir? Allah’ın yanında başka bir tanrı mı? Allah onların koştukları eşlerden Yüce’dir. 64. Yaratmaya başlayan, sonra da onu tekrar edecek olan; size gökten ve yerden rızık veren kimdir? Allah’ın yanında bir tanrı mı?129 De ki “Eğer doğru sözlü iseniz, açık delilinizi getirin!”17/111. De ki “Övgü, çocuk edinmemiş olan, hükümranlığında ortağı bulunmayan, acizlikten ötürü bir himayeciye ihtiyacı olmayan Allah’adır”. O’nu gereğince Ey Muhammedi De ki “Eğer -onların dedikleri gibi- Allah’la beraber tanrılar bulunsaydı, o durumda hepsi arşın sahibi olmaya yol ararlardı”. 43. Haşa; O, onların söylediklerinden çok çok “Allah çocuk edindi” dediler -Haşa, o muhtaç değildir, çünkü göklerde olanlar ve yerde olanlar O’nundur-; Buna dair elinizde bir belgeniz yoktur. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?6/164. De ki “Allah herşeyin Rabbi iken, O’ndan başka bir Rab mı arayayım?” Herkesin kazandığı sadece kendisinindir. Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size Sıra sıra dizilenlere, bir haykırış koparanlara ve uyarı okuyanlara andolsun ki, sizin Tanrınız birdir; O göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi’dir. O doğuların Senin izzet sahibi Rabbin, onların vasıflandırmalarından Allah çocuk edinmek isteseydi, yaratıklarından dilediğini seçerdi. O bundan yücedir. O, karşı konulmaz güce sahip tek Allah’ İşte herşeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah budur. O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl ayartılıyorsunuz?40/65. O diridir, O’ndan başka tanrı yoktur. Dîni yalnız O’na has kılarak O’na yalvarın. Övgü, Âlemlerin Rabbi Allah’ Ey Muhammedi Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize sor; Biz, Rahman’dan başka, kulluk edecekleri tanrılar meşru kılmış mıyız?43/81. Ey Muhammedi De ki “Eğer Rahman’ın çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum”. 82. Göklerin ve yerin Rabbi, arş’ın Rabbi, onların vasıflandırmalarından Gökte de Tanrı, yerde de Tanrı O’dur. O Bilge’dir, Bilen’ O’ndan başka tanrı yoktur; diriltir ve öldürür. O sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Ey Muhammedi De ki “Öyleyse, Allah’a koşuşun; ben sizin için O’nun katından bir uyarıcıyım. Allah’ın yanında başkasını tanrı kılmayın; ben sizin için O’nun katından bir uyarıcıyım”.18/110. Ey Muhammedi De ki “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Ancak, bana Tanrınız’ın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işlesin ve Rabbine kullukta O’na kimseyi ortak koşmasın”.16/22. Tanrınız tek bir tanrıdır. Ama, ahirete inanmayanların kalpleri inkar içindedir ve kendileri de büyüklük Allah İki tanrı edinmeyin. O, tek bir Tanrı’dır; yalnız Benden korkun” De ki “Bana Tanrınız’ın tek bir Tanrı olduğu vahyolundu. Artık Müslüman olacak mısınız?”21/22. Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların nitelendirmelerinden Ey Muhammedi Senden önce gönderdiğimiz her elçiye Benden başka tanrı yoktur, Bana kulluk edin” diye vahyetmişizdir. 26. Onlar “Rahmân çocuk edindi” dediler. Hâşâ; melekler şerefli kılınmış Tanrınız tek bir Tanrı’dır. O esirgeyen ve merhamet edenden başka tanrı Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri, Allah’tan başka tanrı olmadığına tanıklık ederler. O Üstün ve Bilge olandan başka tanrı yoktur. Kuran-ı kerimde Cenabı hakkın herşeyi yaratmasını anlatan bir çok ayet olmakla beraber bazıları şunlardır A'râf Suresi, 54. AyetŞüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde altı evrede yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir3. Sure Âl-i İmrân Suresi, 26. AyetDe ki "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin."3. Sure Âl-i İmrân Suresi, 27. Ayet"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."6. Sure En'âm Suresi, 14. AyetDe ki "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki "Bana, Allah'a teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma denildi."6. Sure En'âm Suresi, 73. AyetO, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sûra üflendiği gün de mülk hükümranlık onundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla Sure En'âm Suresi, 95. AyetŞüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki ondan nasıl çevriliyorsunuz?6. Sure En'âm Suresi, 101. AyetO, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde nasıl bir çocuğu olabilir? Halbuki her şeyi O yarattı. O her şeyi hakkıyla Sure A'râf Suresi, 54. AyetŞüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde altı evrede yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı Sure Yûnus Suresi, 3. AyetŞüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde altı evrede yaratan, sonra da Arş'a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah'tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?10. Sure Yûnus Suresi, 31. AyetDe ki "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"13. Sure Ra'd Suresi, 16. AyetDe ki "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki, "O'nu bırakıp da kendilerine bile bir faydası ve zararı olmayan dostlar mabutlar mı edindiniz?" De ki, "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."21. Sure Enbiyâ Suresi, 30. Ayetİnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?24. Sure Nûr Suresi, 45. AyetAllah bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye hakkıyla gücü Sure Furkân Suresi, 1. AyetÂlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân'ı indiren Allah'ın şanı Sure Furkân Suresi, 2. AyetO, göklerin ve yeryüzünün mülkü hükümranlığı kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O her şeyi yaratmış ve yarattığı O şeyleri bir ölçüye göre takdir Sure Furkân Suresi, 54. AyetO, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin her şeye hakkıyla gücü Sure Rûm Suresi, 17. AyetÖyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah'ı tespih Sure Rûm Suresi, 18. AyetGöklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih Sure Rûm Suresi, 19. AyetAllah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de mezarlarınızdan işte böyle Sure Secde Suresi, 6. Ayetİşte Allah gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok Sure Secde Suresi, 7. AyetO ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan Sure Sâffât Suresi, 94. AyetKavmi telaş içinde koşarak ona doğru Sure Sâffât Suresi, 95. Ayetİbrahim şöyle dedi "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"37. Sure Sâffât Suresi, 96. Ayet"Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."39. Sure Zümer Suresi, 62. AyetAllah her şeyin yaratıcısıdır. O her şeye Sure Mü'min Suresi, 61. AyetAllah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve her şeyi gösterici aydınlık olarak da gündüzü yaratandır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı sonsuz iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu Sure Mü'min Suresi, 62. Ayetİşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Durum bu iken nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?42. Sure Şûrâ Suresi, 49. AyetGöklerin ve yerin mülkü hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları Sure Zâriyât Suresi, 49. AyetDüşünüp ibret alasınız diye her şeyden erkekli dişili iki eş Sure Kamer Suresi, 49. AyetGerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede Sure Kamer Suresi, 50. AyetEmrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. Anında gerçekleşir.87. Sure A'lâ Suresi, 1. AyetYüce Rabbinin adını tespih Sure A'lâ Suresi, 2. AyetO, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene Sure A'lâ Suresi, 3. AyetO, her şeyi ölçüyle yapıp Sure A'lâ Suresi, 4. AyetO, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çörçöpe çevirendir. Merhaba arkadaşlar size bu yazımızda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Konuları hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi sahibi olabilirsiniz. İnsanın Allah İle İrtibatı Nedir? sorusunun cevabı aşağıda sizleri bekliyor… İnsanın Allah İle İrtibatı Mahlukatın nefesleri sayısınca Allah’a giden yollar vardır lakin burada dört konu vardır. Bunlar; Dua Dua; insanın, Allah’ın yüceliği ve büyüklüğü karşısında kendi zayıflığını kavrayıp ona yalvarması, şükretmesi, onu övmesi ve Allah’la her an beraber olduğunun bir göstergesi olarak onunla iletişim kurma eylemidir. Allah dua edenin duasını işitir, bilir; duasına karşılık verir. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur “Kullarım, beni sana sordukları zaman de ki Şüphesiz Ben onlara çok yakınım. Bana dua ettikleri zaman dualarını kabul ederim.” Bakara suresi, 186. ayet. Rabbimiz, bize bizden daha yakındır. Kur’an’da şöyle buyurmuştur “ …Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.” Dua, insanın gönlünü huzura ulaştırır. Dua eden insan bilir ki her ihtiyacını gören, sesini işiten biri vardır Duada yalnızca Allah rızası gözetilmelidir. Dua, bir ibadettir. Tüm ibadetler gibi yalnızca Allah’ın rızasını elde etmek için yapılır. Duada samimi olunmalıdır. Samimiyetle yapılan dualar karşılıksız sabırlı olunmalı. Allah sabrenleri sever, sabredenlere güzel davranışlarının karşılığını iyi ve güzel olan şeyler istenmelidir. Allah’ın rızasına uygun olmayan, hoş karşılanmayan şeyler istenmemelidir. Duada ısrarcı olunmalı; niyaz ve yakarış, kalp inceliğiyle ve gözyaşlarıyla süslenmelidir. Allah ile irtibat yollarımızdan biri olan dua, kabul edileceğine inanılarak ve samimiyetle yapılmalıdır. Duada sabırlı olunmalı, iyi ve güzel şeyler istenmelidir. İbadet İbadet, insanın hür iradesi ile Allah’a yönelmesi, Allah’ın emir ve yasaklarına uygun bir yaşam sürmesidir. Rabbi ile irtibat kurabilmesinin adıdır. İbadet, insanın yaratılış gayesi, Allah’ın kulları üzerindeki hakkıdır. İbadet edilecek yegane varlık, tek olan Allah’tır Her şeyi O yaratmıştır. O hâlde yalnızca O’na yönelmek, O’nun emirlerine itaat etmek ve hükmüne boyun eğmek gerekir. Allah için yapılan her davranış, ibadettir. İslam’ın beş şartı vardır. Peygamber Efendimiz “İslam beş esas üzerine kurulmuştur Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.’’ Buhari, İman, 2. buyurmuştur. Bunlar temel ibadetlerdir lakin ibadetler bunlarla sınırlı tutulmamıştır. Esasında Allah’ın rızasını kazanmak için yapılan her güzel davranış, ibadettir. İbadetler, Allah’ın huzurunda olduğu bilinciyle yapılmalıdır. Allah’ı O’nun kâinattaki eserlerine bakarak tanıyan insan, Allah’ı gözleriyle göremez ama O’nun kendisini gördüğünü bilir. İbadetlerde devamlılık esastır. İbadetle sağlanan irtibat, insanı Allah’a yakınlaştırır. Kulu, Allah’a yakınlaştıran ibadetlerin en önemlileri, farz olanlardır. Farz ibadetlerin yerine getirilmesinden sonra nafile ibadetlerle, insanın Allah’a yakınlığı artarak devam eder. Tövbe Allah ile irtibatımızı sağlayacak yollardan biri de tövbedir. Tövbe, işlenen bir günahtan dolayı pişmanlık duyarak Allah’a yönelmek ve O’ndan bağışlanma dilemektir. Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin.” Tahrîm suresi, 8. ayet. buyrulmuştur. Tövbe ile beraber kullanılan istiğfar’ kavramı, tövbenin bir kısmını ifade eder. İstiğfar, Allah’tan bağışlanma dilemektir. Tövbe ve istiğfar iç içe geçmiş kavramlardır. İşlediğimiz bir hatayı içtenlikle itiraf etmek ve af dilemek, Allah’ın çok sevdiği bir davranıştır. Günahını itiraf eden Hz. Âdem bağışlanmış, günahını kabullenmemekte ısrar eden İblis ise ilahi rahmetten uzaklaştırılmıştır. Âlimler günahtan tövbe etmenin vacip olduğunu söylemişlerdir. İşlenen günah yalnız Allah’a karşı olup kul hakkını içermiyorsa bu tür günahtan tövbe etmenin üç şartı vardır 1. O günahı kesin olarak terk etmek, 2. Onu işlediğine pişman olmak, 3. O günahı bir daha işlememeye azmetmektir. Bir hata yapıp günah işlediğimizde bundan pişman olup Allah’tan bağışlanma dilemeyi bilmeliyiz. Tövbeyle birlikte yeniden Allah’a yönelişimizin neşesini hissedebilmeliyiz. Allah’a kulluğumuzu, bahar çiçekleri gibi taptaze yepyeni bir başlangıçla devam ettirebilme şuurunu taşımalıyız. Kur’an Okuma Kur’an-ı Kerim, âlemlerin Rabbinin sözü, sözlerin en güzelidir. Rabbimizden bir rahmet, öğüt, kalplere şifa ve bir rehberdir. Kıyamete dek geçerli ve tüm insanlığa gönderilmiş son ilahi kitaptır. Rabbimizle irtibatımızı sağlayan yollardan bir diğeri, Kur’an okumaktır. Bu mübarek kitabı okumak, ezberlemek ve anlamını öğrenmek bizi Rabbimize yakınlaştıracak önemli bir ibadettir. Kur’an’dan uzak kalmak ise kayıpların en büyüğüdür. Kur’an okumakla alakalı iki kavram vardır Kıraat ve tilavet. Her ikisi de Kur’an okumak anlamında kullanılmakla birlikte aralarında bir fark vardır. Kıraat, Hz. Peygamber’in okuma biçimini örnek alarak Kur’an-ı Kerim’i harflerin çıkış yerlerine ve tecvit kurallarına uygun olarak okuma anlamına gelir. Tilavet ise, anlamı üzerinde düşünerek, emir ve yasakları uygulamayı amaç edinerek okumak demektir. Kurân okuyan kişi, Allah ile konuşmuş olur. Bu bilinçle Allah’ın kitabını okuyan insan, Allah ile irtibatını sağlamlaştırır ve diri tutar. Kur’an’da “Müminler ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.” Enfâl suresi, 2. ayet. buyrulduğu gibi Kur’an okuyanların imanları kuvvetlenir. 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Konuları için Tıklayınız 10. Sınıfta Yer Alan Diğer Ders ve Konuları için Tıklayınız ALLAH’IN birliği konusunda insan aklının içine düştüğü bir ikilem vardır Kâinatta herşey Allah’ın birliğini gösterir, bundan başka bir ihtimali kesinlikle imkânsız kılar. Fakat tek bir Rabbin herşeyi birden nasıl yarattığını, her an herşeyi nasıl görüp gözettiğini de insan bir türlü anlayamaz. Aklı ona bir taraftan “Allah birdir, başka türlü olamaz” derken, bir taraftan da “Nasıl olabilir?” diye sorar. Aslında bu ikilemin basit bir sebebi vardır Allah’ın birliği sonucuna, insan, gözü önündeki sayısız delillerin ortaya çıkardığı objektif bir gerçek olarak varır. “Nasıl olabilir?” sorusu ise, konuyu sübjektif bir şekilde, kendi açısından, kendi zaafları ile beraber kendisini Tanrı yerine koyarak anlamaya çalışmasından kaynaklanan bir sorudur. Oysa bilmek başka, algılamak başka şeydir. Biz Güneşin merkezinde sıcaklığın 15 milyon dereceyi bulduğunu hesaplar ve buna kolayca inanırız. Fakat 15 milyon derece sıcaklığın nasıl birşey olduğunu algılayamayız, hattâ bunu hayal bile edemeyiz. Yalnız, bilimsel hesapların bir sonucu olarak, öyle bir Güneşte böyle bir sıcaklığın bulunması gerektiğine inanmakta zorlanmayız. Zorlanan olursa da, bir yaz günü ortasında kısa bir yürüyüş, ona bu gerçeği hatırlatmaya yeter! …… Biz Güneşi, bütün âlemimizi kuşatan ışık ve ısısıyla tanıyoruz. Denizin yüzünde, akarsuyun kabarcıklarında onun yansımasını görüyoruz. Bir gurup vakti, karşı yamacın pencerelerinde tek tek onun altın sarısı rengini seyrediyoruz. Herhangi bir anda, Dünya üzerindeki sayısız kabarcıklarda, pencerelerde, cam parçalarında, aynalarda, ağacın yapraklarında, çiçeğin yanaklarında, insan ve hayvanların gözbebeklerinde onun ışıltısı parlıyor. Aynı anda, Dünya ile beraber diğer gezegenler, aylar ve asteroidler de aynı Güneşten ışık alıyor. Bütün bunlardan birinin veya binlercesinin eksik veya fazla olması, Güneşin işinde hiçbir değişikliğe yol açmıyor. Onun ışığı, bütün renkleriyle beraber bir su kabarcığında nasıl parlıyorsa, okyanus yüzeyinde de, gezegen yüzünde de öylece parlıyor ve eserini gösteriyor. Aynı şekilde, bir merkezden yapılan bir radyo veya televizyon yayını, seyredenlerin sayısına hiç bakmaksızın, bütün alıcılarda birden izlenebiliyor. İzleyicilere bir anda binlercesinin daha katılması, diğerlerinin payından hiçbir şeyi eksiltmiyor. Kimse, bir televizyonun camında oynayan görüntünün nasıl olup da başka binlerce televizyon camında daha aynen belirebildiğini merak etmiyor. Her iki örnek de, “tecellî” adı verilen bir olayı anlamamıza yardımcı olabilecek türdendir. Bizim konumuzla ilgili olarak tecellî’yi, “Allah’ın sıfat, isim ve fiillerinin birşeyde eserinin görünmesi” şeklinde kısaca tanımlayabiliriz. Kâinatta her varlık, Güneş ışığı karşısındaki bir kabarcık veya bir gezegen yüzeyi gibidir; İlâhî fiillerden, kendi kabiliyeti oranında bir pay alır. Gelincikler Güneş ışığıyla kırmızıya boyanırken papatyalar aynı ışığın içinden beyaz ve sarı rengi alır. Deniz yüzeyindeki bir damlacık onunla buharlaşır. Gökyüzünde Ay onunla aydınlanır ve Dünya gecelerini aydınlatır. Kelebekler onunla kanatlarını ısıtır. Eserler farklı biçimlerde ve farklı ölçeklerde görünebilir; ancak hepsinde tecellî eden şey Güneşin ışığıdır. Aynı şekilde, kâinattaki her bir varlık, Yer ve Gökler Rabbinin fiillerinden, kendi kabiliyeti oranında bir nasibe kavuşur. Bir bahar mevsimi, Onun rahmetiyle rengârenk tebessümlere bürünür. Onun kudretiyle gökyüzünde yıldızlar tutuşur. Arının balında, karıncanın yuvasında, örümceğin ağında Onun sonsuz ilminin tecellîsi görünür. Tohumlar ve yumurtalar Onun hayat vermesiyle can bulur. Onun konuşturmasıyla gülistanlarda bülbüller şakır, deniz dibinde balinalar şarkı söyler, gökte bulutlar nâralarla rahmet müjdeler. Onun doyurmasıyla bir uğur böceği yaprak üzerinde, bir kuzu annesinin memesinde rızkını bulur. Bir, bin, milyon, milyar fark etmez. Hepsi, aynı anda, aynı tecellîlerden kendi payını alır. Yer ve Gökler Rabbinin fiilleri karşısında bir damla bir kâinat ile beraber nasiplenir, koca kâinat bir damla kadar küçülür.

allah ın büyüklüğü ile ilgili ayetler